Ağızdan Alınan İlaçlara Cevap Vermeyen Şiddetli Erektil Disfonksiyon Hastalarında Şok Dalga Terapisinin Etkileri

13. European Society for Sexual Medicine(ESSM) Kongresi
Malaga İspanya, Kasım 2010

Yazar: Prof. Y. Vardi

Enstitü: Nöro-Üroloji ünitesi, Rambam Healthcare Kampüsü, Haifa, İsrail

Amaç                   elektro hidrolik şok başlığı

Ekstrakorporeal Şok Dalga Terapisi (ESWT) PDE5i ilaçlarına yanıt veren hastalarda yararlı etkiler göstermiştir. Bu araştırmanın amacı, PDE5i ilaçlarına yanıt vermeyen hastalarda ESWT nin etkilerini incelemek ve değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem

PDE5i terapisi süresince, sertliği değerlendiren Rigidity Scale(RS) olarak 0 ile 2 arasında skorlar gösteren şiddetli Erektil Disfonksiyon (ED) hastalarını (%60’ı diyabet ve %85’i kalp ve damar hastası) araştırmaya dahil ettik. Bütün olgular, onaylanmış(geçerli) formlar ve penisin objektif endotel fonksiyonu testi kullanılarak erektil ve cinsel fonksiyonun tam temel değerlendirmesine tabi tutuldu.

Tedavi, haftalık aralıklarla ve haftada 2 seans olmak üzere uygulandı. Aynı protokol 3 haftalık tedavisiz geçen aralıktan sonra yine tekrarlandı. Her seansta ESWT, penis şaftına ve crusuna 3 dakika süreyle penisin 5 farklı anatomik bölgesine uygulandı(0.09 mj/mm² yoğunluk ile, her bölgeye 300 şok dalgası, toplamda 1500 şok dalgası). Tedavi bitiminde ve bir ay sonra aynı temel değerlendirme tekrarlandı. Sonra aktif bir PDE5i ilaç rejimi uygulandı ve final erektil fonksiyon yeniden değerlendirildi. Başarıyı gösteren ana çıktılar, RS ve IIEF-ED Domain skorlarında ki (EDDS) değişimlerdir.

Bulgular

Başlangıçta ortalama 8.8±0.99 EDDS değerine sahip, PDE5i ilaçlarını kullanan 41-78 yaş aralığında (yaş ortalaması 62.8) yirmi dört hasta analiz edildi. Hepsi 12 haftalık bir tedavi sürecine tabi tutuldu. EDDS değerleri bir ay sonra, ortalama 13.6±1.11 e yükselerek önemli ölçüde artış göstermiştir (herhangi bir ek ilaç kullanmadan). Aktif PDE5i tedavisi sonrası ortalama EDDS 20.07±1.33 idi(11.27 puanlık artış, p<0.001) ve hastaların %80’i 3 ve daha yukarısında RS değerlerine sahip oldular. 15 hastadan 5’i PDE5i kullanımı ile normalleştiler. Tüm FMD parametreleri önemli ölçüde artış gösterdi ve herhangi bir beklenmedik tepki veya olumsuz vaka rapor edilmemiştir.

Sonuç

ESWT, ağızdan alınan ilaçlara yanıt vermeyen şiddetli ED hastalarını etkin bir biçimde tedavi etmek için kullanılabilecek yeni bir modelitedir. Bu araştırma, ESWT nin erektil mekanizma üzerindeki psikolojik etkisini de ayrıca vurgulamaktadır.

Çeneden Enine Bir Kesit

Kafa üzerine yapılan bir CT taraması. Ortadaki siyah delik gırtlaktır, beyaz olan kemik. En üstte çene kemiği(mandibula) ve fotoğrafın en altında spinayı görünüz.

Sol taraf: Öncesi, Sağ taraf: Sonrası

CT Taraması 1

Mandibular kemik “ölü” olarak sınıflandırılmıştır. Nekrotik.

CellSonic ölü kemiği hayata geri döndürdü.

Tedavi ve uygulamalar Frankfurt Üniversitesinde CellSonic ESWT cihazı ile Dr. Ghanaati tarafından gerçekleştirilmiştir.

Diğer hiçbir tedavi bunu gerçekleştiremez. İlaçlar ile imkansız. Aslında probleme sebep olan da kanser ilaçlarıydı.

CT Taraması 2

CT Taraması 3

CT Taraması 4

CT Taraması 5

Diğer ilginç bir vaka, derisini kalsiyuma çeviren ve ülseri açan 12 yaşındaki bir kız Dr. Busch tarafından Tubingen Üniversitesinde tedavi edildi. CellSonic kalsiyumu yeniden deriye çevirmeyi başardı. Bu bir genetik bozukluktu ve daha önce hiç tedavi edilemedi. Şimdi yara tedavi edildi ve kız sağlıklı. Problem tekrarlayabilir çünkü bu genetik bir durum ancak artık şunu biliyoruz ki tedavi basit ve düşük maliyetli.

Ayrıntılar –> CellSonic ESWT

Şok Dalgaları Tedavisi (ESWT) Neden Türkiye’de Yaygın Değil ?

“Aslında cihaz üreticileri tedaviden çok para kazanmayı hedefliyor”

şok dalgaları türkiye eswt nedir

Şok dalgaları ile tedavi literatürde daha çok ESWT olarak geçer. ESWT “Extracorporeal Shock Wave Therapy” nin kısaltmasıdır. Türkçesi “Vücut Dışından Uygulanan Şok Dalga Terapisi” dir. ESWT ile tedavi 1970’den günümüze sürekli yeni alanlarda gösterdiği başarılar ile geleceğin teknolojisi olarak kabul gördü hatta Da Vinci projesi ile ilişkilendirenler bile var. İlk olarak Dornier ile böbrek taşlarını kırmak için kullanılmaya başlanan şok dalgaları teknolojisi(lithotriptör) günümüzde diyabetik yaralar gibi iyileşmeyen yaralar, ortopedi(psödoartroz), dermatoloji, üroloji ve güzellik sektörü alanlarında yan etksiz kesin tedavi uygular. Dornier’in yaptığı cihazlar sektörde yıllarca tekti ancak bununla beraber, zamanla aşınan elektrotların yenilenme maliyetleri çok yüksekti ve bu problemle yüzleşmek zorunda kaldılar. Bu duruma reaksiyon olarak medikal sektörü daha zayıf, daha ucuz ve elektrot değiştirme maliyeti olmayan ESWT cihazları ürettiler ve piyasaya girdiler. Özellikle finansal kaygılarla  yönetilen hastaneler bu durumu çok sevdi. Dornier daha sonra Singapur’lu bir firmaya satıldı ve üstün elektro-hidrolik teknolojisi terk edildi. Daha ucuz cihazların katalogları şok dalgalarının enerji düzeylerini arttırdı ve dolayısıyla kullanımını da. Ve hekimler de böyle inandırıldı. Ancak zayıf ve yetersiz elektro-manyetik teknolojisine sahip cihazlar böbrek taşlarını kırarken keskin küçük parçalar bırakmaya başladı ve bu ürolojiye “deformasyon” terimi olarak girdi! Nihayetinde elektro-manyetik jeneratörler(bobinler) çok yüksek maliyetler ile değiştirilmek(her 1 milyon şokta bir) zorunda kaldı. Sonralarında Dornier’den 4 bilim adamı Dornier’i Almanya’da bırakarak İsviçre’de HMT yi(High Medical Technologies) kurdu. HMT, Dornier’in teknolojisini(elektro-hidrolik) geliştirerek piyasanın en etkili ESWT cihazını üretti ve medikal sektöründe HMT’den daha iyi şok dalgaları ile taş kırabilen yoktu. Elektro-manyetik teknolojisini kullanan cihazların üreticileri yüksek enerji seviyeleri kullanımının etkili olduğunu empoze ettiler fakat klinik çalışmalar bunun tam tersini gösterse de. Çünkü daha yüksek enerji seviyeleri, tedavi için daha çok şok kullanımını getirdi ve bu da elektro-manyetik teknolojisine sahip ESWT cihazı üreticilerinin çok daha fazla kazanmasıyla rekabette avantajlı hale gelmelerine sebep oldu. HMT araştırma ekibi kendi şok dalgalarının çok daha etkili olduğunu ispatlıyorlardı çünkü şok dalgalarının oluşma hızı diğerlerine(elektro-manyetiğe) göre çok daha yüksek ve oluşma zamanı çok daha azdı, nanosaniyelerle ölçülebilmektedir(nanosaniye saniyenin milyarda biridir,10-9 )

*Şok dalgası ne kadar hızlı(ani) üretilirse o kadar etkili olur (şok dalgası ayrıca basınç dalgası olarak da sınıflandırılır)

CellSonic Türkiye

– HMT yanlış yönetim ve finansal problemler ile iflas etmesine rağmen halen cihazlarının teknolojisi üst düzeydedir.

CellSonic, ESWT teknolojisinin ilk Dornier’le başladığı zamandan Londra’da ki St. Thomas hastanesindeki ilk litotriptörün FDA onayı çalışmalarına kadar bulunan ve ilişkili olan daha sonralarında İngiltere’de HMT’nin distribütörlüğünü yapmış, İngiliz medikal üreticidir. Kendi ESWT cihazlarını üretme fırsatı doğunca, CellSonic şok dalgalarını üretmek için kullanılması gereken teknolojinin elektro-hidrolik olması gerektiğini biliyordu ve süper performansı geniş pazara yaymak için ESWT cihazlarının pazardaki diğer cihazlardan daha ucuz olması gerektiğini de biliyordu.

CellSonic cihazlarını kendi dizayn etti ve üretti. Dornier’den bilim adamları yoktu ve herhangi bir cihaz kopyalanmadı. Hedef, taşı 1000 den daha az şokla parçalara ayırmaktı. CellSonic 8 yıllık  projenin sonunda en iyi teknoloji ile en düşük maliyetli ESWT cihazlarını üretti.

– Gerçek şu ki, elektro-hidrolik şok başlığı daha az enerji seviyelerine dolayısı ile daha az tedavi seanslarına ihtiyaç duyar. Etkisiz (elektro-manyetik) bir şok başlığı ise yüksek enerji seviyelerine gerek duyar. Elektro-manyetik şok dalgaları üreticilerinin kataloglarındaki tavsiye edilen enerji seviyelerini inceleyiniz, bunu göreceksiniz.

Dornier teknolojiyi iyi biliyordu. Dev bir araştırma departmanına sahiptiler. 80’lerde Dornier uzay roketi, uçak ve Mercedes arabalarını üretiyordu. St. Thomas’da ki ilk litotriptör 1.4 milyon Pound’a mal olmuştu. Son teknoloji CellSonic ESWT cihazı ile kıyaslandığında teknolojik devrime iyi bir örnek teşkil etmektedir.

Elektro-manyetik cihazların yüksek maliyetlerinden dolayı ülkemizde şok dalgaları teknolojisi yeterince yaygınlaşamamıştır. CellSonic yüksek teknoloji ve düşük maliyetli ESWT cihazları ile Türkiye gibi hızla gelişmekte olan ülkelerde şok dalgaları ile tedaviyi yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.